Üstad Ziyaretine Gelenlerle Ne Konuşurdu?
Üstad gelen ziyaretçilere daima: "Risale-i Nur okuyor musunuz? Dershaneniz var mı?" diye sorardı. Risale-i Nur okuyorsa çok memnun olur; "Ben seni tebrik ediyorum, dualarıma dahil ediyorum. Sen Risale-i Nur okuyunca hem benim, hem bütün nur talebelerinin sevaplarından hissedar oluyorsun" derdi.
Üstad Hazretlerinin odasında bulunan demir karyola üstadın zamanından kalma orijinal bir eşyadır. Üstadın kullanmış olduğu yorganı ve çarşafı yer almaktadır. Karyolanın önünde ve yanındaki masalar da orjinaldir.
Yine yatağın başucunda bulunan iki düğme de o zamandan kalmadır. Bunlardan bir tanesi odanın ışığını açarken, diğeri ise talebelerinin gelmesi için kapı önündeki zili çalmaktadır.
Yatağın başucunda bulunan Yasin levhası da Üstad Hazretlerinin zamanından kalmadır ve o levhanın özelliği, Yâ-sîn harflerinin içerisine Yasin Suresi'nin derc edilmiş olmasıdır. Üstad Hazretleri Risale-i Nur'da; "Yalnız şu kitabın küçük bir kelimesi olan balarısını gör: Nasıl şehd ü şehadet o mu’cize-i kudretin lisanından akıyor! Veyahut şu kitabın bir noktası olan hurdebînî bir huveynat ki, çok defa büyülttükten sonra görünür. Dikkat et: Nasıl mu’ciznümâ, hayret-fezâ bir misâl-i musağğar-ı kâinattır! Sûre-i Yâsin, sûret-i lâfz-ı “Yâsin” de yazıldığı gibi, cezâletli, mûciz bir nokta-i câmiadır. Onu yazan, bütün kâinatı da o yazmıştır." şeklinde ifade buyurmuştur.